

Arpaözü’nün Dinmeyen Sızısı: Elma Gelin’in Gerçek Hikayesi
Arpaözü’nün Dinmeyen Sızısı: Elma Gelin’in Gerçek Hikayesi Sivas’ın kadim köylerinden Arpaözü (o dönem Gemerek’e bağlı), topraklarında sadece ekinleri değil, Anadolu’nun en hüzünlü yaşanmışlıklarından birini de barındırıyor. Bugün bir yöre türküsü olarak dillerden düşmeyen "Elma Gelin" ağıtı, 1950’li yıllarda Arpaözü köyünde yaşanan karanlık bir trajedinin sessiz tanığıdır.
Arpaözü’nün Dinmeyen Sızısı: Elma Gelin’in Gerçek Hikayesi
Sivas’ın kadim köylerinden Arpaözü (o dönem Gemerek’e bağlı), topraklarında sadece ekinleri değil, Anadolu’nun en hüzünlü yaşanmışlıklarından birini de barındırıyor. Bugün bir yöre türküsü olarak dillerden düşmeyen "Elma Gelin" ağıtı, 1950’li yıllarda Arpaözü köyünde yaşanan karanlık bir trajedinin sessiz tanığıdır.
Kuma Çilesi ve Yarım Kalan Annelik Güzelliğiyle nam salmış Elma Gelin, 1950’li yılların başında Niyazi isimli evli bir adama kaçarak Arpaözü’ne gelir. Ancak bu yeni hayat, umduğu huzuru getirmez. Evdeki kumasıyla yaşadığı geçimsizlikler ve dönemin ağır şartları hayatını zorlaştırırken, dünyaya gelen kızı Ülkü onun tek tesellisi olur.
İntihar Süsü Verilen Bir Cinayet Bir tartışma esnasında Niyazi’nin şiddetine maruz kalan Elma Gelin, saçlarından sürüklenerek katledilir. Olayın vahametini gizlemek ve adaleti yanıltmak isteyenler, Elma Gelin’in cansız bedenini bir elma ağacına asarak olaya intihar süsü verirler. O dönem tutuklanan Niyazi, delil yetersizliği ve sonuçsuz kalan mahkemeler neticesinde kısa sürede beraat eder.
Ağıttan Türküye Uzanan Adalet Mahkemeler beraat kararı verse de, Arpaözü halkının vicdanı bu ölümü asla "intihar" olarak kabul etmedi. Halkın dilinde yakılan feryatlar zamanla bir ağıta dönüştü. Bugün Bekir Güzeldağ tarafından derlenen bu kıymetli eser, Elma Gelin’in hikayesini ve uğradığı haksızlığı tüm Türkiye’ye duyurmaya devam ediyor. Ömer Tural.
-
0 -
0 -
0 -
0 -
0
- 0 Yorum
-
Yorumu Gönder